14 Ağustos 2008 Perşembe

Olimpiyatlar vs Süper Kahramanları

Merhaba,

Pekin 2008 Olimpiyatları devam ediyor. Şu ana kadar Türkiye açısından hayalkırıklığı üst seviyede. 5 altın 5 gümüş 5 bronz madalya hedefiyle gidilen oyunlarda şu ana kadar en iddialı olduğumuz sporlar geride kalmak üzere ve sadece 1 gümüş ve 1 bronz madalyaya sahibiz. Bunun yanısıra Bulgaristan, Yunanistan gibi bir dönem aynı spor dallarında birçok altın madalya kazanan ülkeler de kaybolmuş durumda. Doping maddelerine karşı sık(ı)laştırılan testler ve bu ülkelerin topluca ceza aldığı sporlar gözönüne alındığında geçmişteki başarılara da gölge düştüğünü söylemek yanlış olmaz.

Olimpiyatlar her zaman süper kahramanların etrafında döner. Örneğin toplamda 9 altın madalya kazanan, 4 olimpiyat üst üste uzun atlamada olimpiyat şampiyonu olan Carl Lewis, her zaman hatırlanacak olan Ben Johnson, 3 dalda birden altın için yarışan Marion Jones, sürekli dünya rekorları kıran Naim Süleymanoğlu ve Sergei Bubka.

2008 olimpiyatlarının yıldızı da şimdiden belli oldu: Michael Phelps. Şimdiye kadar 5 dünya rekoru ile 5 altın madalya kazandı ve önünde 3 yarış daha var. Üstelik bunların ikisinde açık ara favori. 8'de 8 yaptığı takdirde Mark Spitz'in 7 altın madalyalık rekorunu kıracak ve mayo firması Speedo'nun 1 milyon dolarlık fazladan primine de hak kazanacak. Umarım Marion Jones'un sporu bıraktıktan sonra yakalanmadan doping yaptığını açıklaması gibi Phelps de şu anda takip edilemeyen gen oynamaları gibi faktörlerle bu kadar başarılı olmuyordur.

Yüzde yüz dopingsiz ve temiz bir olimpiyata ulaşmak dünya barışını yakalamak kadar zor görünse de umarım olimpiyatları eski yunanlardan esinlenerek hayata geçiren Pierre Fredy Baron de Coubertin'in de sahip olduğu söz olan "Önemli olan yarışmak" -evet gerçekten bu klişe sözün bir sahibi var- cümlesi insanların zihnine yerleşir ve sonucu oyun alanında belirlenen spor müsabakaları seyrebiliriz.

Can

Hiç yorum yok: