25 Ağustos 2008 Pazartesi

Girişimci Ruh - Yazan Deniz Aksoy

Aah ah, zamanında Amerikalarda okumak varmış... Belki bir 3. dünya ülkesinin başbakanının oğluyla sınıf arkadaşı olurdum. Gerçi önce onunla aynı okulda okumamı sağlamak için öğrenim masraflarımı karşılayacak iyi kalpli bir zengin bulmalıydım. (Can'ın notu: bir üçüncü dünya ülkesinde bu iyi kalpli zenginin yeni rahmetli olmuş bir federasyon başkanı olduğunu biliyor muydunuz? Peki aynı kişinin aynı üçüncü dünya ülkesindeki başbakanın oğluna bir gemicik sattığını?)

Oysa sonrası ne kadar kolay olurdu... Sınıf arkadaşım okulu bitirir bitirmez ticaret yapmak için bir gemicik almak istediğini söylerdi bana. Ben de hemen girişimcilik ruhumu kullanarak ona “Bir başbakan oğluna ikinci el bir gemiciğin yakışmayacağını ve o yeni gemiciği benim yapabileceğimi” söylerdim. İhaleyi alınca da hemen bir tersaneye gider ona özel bir gemicik yaptırırdım. Gerçi o zaman bana pahalıya patlayabilirdi, kendim bir tersane kursam daha az maliyetle kurtulabilirdim. Nasılsa Avrupa’da yeni bir işyeri açma süresi ortalaması 30 gün iken benim güzel ülkemde bu övünülecek bir şekilde sadece 6 gündü. Fakat bu bile yeterli olmazdı, 6 gün boyunca arkadaşımı bekletemezdim. O ki ülkenin bütün ihracat ithalat kanun değişikliklerini aylar öncesinden bildiğinden büyük kazançlar sağlayacak işleri benim yüzümden kaybedebilirdi. Ben de hemen onun ülkesinde bir tersane açardım, ne de olsa onun ülkesinde bu suçtan yakalansam bile cezası sadece 904 üçüncü dünya ülkesi para birimi olurdu. Sizin için YTL’ye çevirerek belirteyim, cezam tam 904 YTL olurdu ki bu da bana fazla bir sorun yaratmazdı. 6 günüm cepte ama yine de hala kaybetmemem gereken zamanlar var.

Fazla mesai yaptırmalıyım. Örneğin bir işçi 20 saat çalışabilir. Normalde bu da yasal değil ama eğer bir şekilde yakalanırsam bu da bana sadece 904 YTL’ye mal olurdu (Para birimini çevirerek yazıyorum diye Türkiye’den bahsediyorum sanmayın sakın). Fazla mesai yaptırıyorum diye aldığı asgari ücrete kızan ve grev yapan işçiler çıkardı belki ama o ülkede lokavt hakkımı kullanırdım, ne de olsa onların yerine asgari ücretle 20 saat çalışmaya ses çıkarmayacak birilerini bulmam çok kolay olurdu. Sonra gemicik tamamlanınca sıra deneme testlerine gelirdi. Avrupa’dan Amerika’dan test uzmanları test denekleri getirtecek değilim elbette, işçilerimi koyardım gemiye, filikaya... Böylece eğer doğru yaptılarsa bu onlara ödül olur, yanlış yaptılarsa da bunu kendileri yaşayarak anlarlardı. Onları kurtaracak iş hekimim de yok gerçi. Ama benim suçum değil ki, hekime en az 1000 YTL vermek lazım, sonra vergileriydi sigortasıydı derken etti mi sana 2000 YTL. Peki çalıştırmazsam ne kadar ceza ödeyeceğim? Evet, doğru cevap, sadece 904 YTL. Hem de bunlar günümüze göre yeniden değerlenmiş cezalar. Ama girişimci insana da seçim şansı bırakmıyorlar ki...

Deniz

Hiç yorum yok: