1 Ağustos 2008 Cuma

Olimpiyatlar ve Türk Sporu

Merhaba,

8 Ağustos günü dünyanın en büyük organizasyonu olan olimpiyatlar Çin'de başlayacak. Yoğun siyasi gündem nedeniyle bu konuya eğilebilmek ne yazık ki şu ana kadar fazla mümkün olamadı.

Olimpiyatların ülkemiz için ne kadar keyifli bir organizasyon olabileceği konusunda algı oldukça düşük görünüyor. Bireysel disiplin, kişisel motivasyon, çalışma, profesyonel ekipler, doğru planlama gibi Türk milletinin yapısına temelden ters gelen öğelerin birlikte kullanılması gerekliliği olduğundan yarışmacılarımız olimpiyatlarda elde edilebilecek sürekli başarılardan çok uzaktalar. Arada parlayan yıldızlarımızı da - örneğin Süreyya Ayhan - karşılıklı kaprisler sonucu kaybetmemiz sonucunda 8 Ağustos'ta başlayacak oyunlar öncesinde kafiledeki sporculardan birkaçının adını bilenleri sokaklarda bulmak mümkün gözükmüyor.

Ülke olarak heyecanla takip ettiğimiz bir Elvan veya Süreyya yarışının, tüm oyunlar boyunca her an tekrar ettiğini gözünüzde canlandırdığınızda bu organizasyonun, madalya yarışının sürekli içinde bulunduğu ülkeler için ne kadar keyifli olduğunu anlayabilirsiniz.

Tüm spor dallarında başarılı bir nesil yetiştirmenin odaklanma ve para gerektiren bir olgu olduğu gerçek; ancak insanların ilgisini çekmesi muhtemel dallar - örneğin Jamaika ve Bahama'nın kısa mesafe koşularında yaptığı - üzerinde yoğunlaşılarak ülke tanıtımına katkı sağlanmalıdır. Hem maliyet açısından mantıklı seviyelerde dolaşılmış olur hem de örneğin 800 metre dendiğinde konuyla ilgili dünya vatandaşlarının aklına ülkemiz gelir.

Temelde insan bedeninin sınırlarını zorlamak ve ülkeler arasındaki ilişkileri arttırmak amacındaki olimpiyatların her zaman için insanın içine mutluluk dolduran bir yanı var. Umarım bir gün ülkemiz madalya sıralamasında 5 altın 5 gümüş 5 bronz hedefiyle ilk 20 arasına girmeyi değil dünyanın en başarılı 5 ülkesi arasında yer almayı düşleyerek bir olimpiyata katılabilir. Zaten bu sağlanmadan herhangi bir olimpiyatın ülkemizde yapılma olasılığı bulunmuyor. Olimpiyat stadı olarak yaptığımız ucube de büyük takımlarımızın başı sıkışınca küfrederek gittikleri saçma bir yapı olarak kalmaya devam edecek gibi gözüküyor.

Can

Hiç yorum yok: